Pazar , Kasım 29 2020

Amellerin İmandan Bir Cüz Olmadığına Dair Ehli Sünnetin Delilleri Nelerdir?

İman Kalbin Amelidir

Önceki yazılarımızda da beyan ettiğimiz üzere imanın hakikati sadece tasdik etmektir. Ameller ise kâmil imanın bir ferdidir. Çünkü Kuranı Kerimde imanın kalbin ameli olduğu ve merkezinin kalp olduğu şu ayetlerle ifade dilmiştir:

İşte Allah onların kalplerine imanı yazmıştır[1]

أُولَئِكَ كَتَبَ فِي قُلُوبِهِمُ الْإِيمَانَ

“Kalbi iman ile mutmain olduğu halde”[2]

وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْإِيمَانِ

“Henüz iman kalplerinize yerleşmedi”[3]

وَلَمَّا يَدْخُلِ الْإِيمَانُ فِي قُلُوبِكُمْ

Peygamber (as) ise:[4]“Allah’ım kalbimi dinin üzerine sabit kıl ve la ilahe illallah diyen birisini öldürdüğü için Üsame (r.h.)’ a ‘onun kalbini mi yardın?’ buyurarak imanın merkezinin kalp olduğunu ve imanın kalbe ait bir iş olduğunu bizlere talim etmiştir.”[5]

Kuranı Kerim ve sünnette amellerin iman üzerine atfedildiği müşahede edilir.Şöyle ki: “İman edip Salih amel işleyen kimseler için naîm cennetleri vardır.”[6]buyrulmuş ve amel iman üzerine atfedilmiştir. Meşhurdur ki atıf muğayereti, yani matuf ile matufun aleyhin birbirinden farklı şeyler olmasını ve içine dahil olmamasını iktiza eder.

Bir başka ayette: “Kim mümin olarak salih amel işlerse onun gayreti inkâr edilmeyecektir. Muhakkak ki biz onu yazmaktayız.”[7] buyrulmuş ve salih amellerin makbul olabilmesi için iman şart koşulmuştur.Yani salih amel, iman ile şart koşulmuştur ve biz eğer imanı tasdik, ikrar ve amelin mecmuu olarak kabul edecek olursak bu durumda amel kendisi ile şart koşulmuş olacaktır. Çünkü şartın cüzüde şarttır. Halbuki bir şeyin kendisi için şart koşulmuş olması imkansızdır.[8]

Diğer bir ayette: “Eğer müminlerden iki grup birbiriyle savaşırsa hemen aralarını düzeltin”[9] buyrulmuş ve mümin kardeşi ile savaşan iki güruhu da iman ile tavsif etmiştir.Eğer amel imandan bir cüz olacak olsa idi bu amel onların imanını kaybetmesini mucip olacaktı. Bu amele rağmen mümin olarak isimlendirilmeleri amelin, imanın hakikatinden bir cüz olmadığını ispat etmek hususunda şafi ve kafidir.”[10]Firavun ve Yunus (as)’ın kavmi[11] gibi birtakım kafirler Allah’ın azabını müşahede ettikleri zaman herhangi bir amele değil tasdike sarıldılar.Allah Teala: “Ey iman edenler size oruç farz kılındı”[12]ayeti kerimesinde muhatabını mümin olmakla isimlendirmiş daha sonra ise onlara ameli vacip kılmıştır.

Allah Teala kafirlere “Eğer küfürden vazgeçerlerse geçmiş günahları affedilir”[13]buyurmuştur. Küfürden intiha ancak iman ile tahakkuk eder. Şayet ameller imandan bir cüz olsaydı bu durumda amellerin tamamı gerçekleşmeden küfürden intihanın tahakkuk etmemesi gerekirdi. Kişinin Allah’ı ve Resul’ünü tasdik etmesi ile küfürden vazgeçmek sabit olduğuna göre anlaşıldı ki iman sadece tasdiktir. Çünkü bu ayette küfürden vazgeçenin mağfirete ehil olacağı ifade edilmiştir. Mağfiret ise sadece müminlere has bir özelliktir.”[14]

Buraya kadar anlamış olduk ki ameller imanın hakikatinden bir cüz olmayıp ancak kâmil imandan bir cüz olabilmektedir.


[1] Mücadele, 22.

[2]Nahl, 106.

[3]Hücürat, 14;Eğerbu ayetlerden maksat zikri kül iradei cüzdür yani iman lafzı zikredilip onun bir cüzü olan tasdik murat edilmiştir denirse şöyle cevap verebiliriz; الاصل في الكلام الحقيقة    kaidesinden anlaşıldığı gibi kelamda asıl olan hakiki manasıdır. Zikri kül iradei cüz ise mecazdır. Mecaz manasına ancak asıl özürlendiğinde gidilebilir ki burada böyle bir zaruret yoktur. “Nibras”, s.535.

[4]İbniMace 3832

[5]Taftazani “Şerhu’l-akaidi’n-Nesefi” Mektebetü’l-büşra s.304.

[6] Lokman, 8.

[7] Enbiya, 94.

[8]Ferhari “Nibras”Mektebetü’l Yasin s.542

[9]Hücürat, 9.

[10]Taftazani “ŞerhulAkaid in Nesefi” Mektebetü l Büşra s.307

[11]Yunus, 90; Mümin, 84.

[12] Bakara, 183.

[13]Enfal, 38.

[14]Ebu’l Mu’in en-Nesefi “Tebsıratü’l-edille”, II /407- 408.

Hakkında İsmet Öztürk

Ayrıca Bakınız

Kötülük Problemi

Neden Kötülükler ve Felaketler Var? Allah Kötülüğe Neden İzin Veriyor ? Mevlâ’nın kudreti sonsuz ve …

Bir cevap yazın