Salı , Kasım 24 2020

Kebair Ehlinin Durumu

Mutezile, kebair ehlini, mümin ismi Allah’ın Kuran’da kendisini methettiği kimse olup kebire sahibi ise zemmi ve istihfafı müstehik olduğundan kendisini mümin lafzı ile isimlendirmeyip fasıktır demişlerdir.[1] Fakat kendisine fıkhi ahkam terettüp etmesi gerekmesin için kafir de dememişlerdir.[2] Böylelikle onlar büyük günah işleyen kimselere mümin de demezler kafirde. Onlar iki menzile arasında bir yerdedir derler.[3] Şayet ölmeden tövbe ederlerse ebedi cennete, etmezler ise sanki kafirmiş gibi ebedi cehenneme gireceklerdir.[4]

Ehli Sünnete göre büyük günah irtikâp etmek kişiyi iman dairesinden çıkartmayıp Allah Teala’nın affetmemesi durumunda ahirette azabı, dünyada ise zemmi muciptir.

Ehli Sünnetin Büyük Günahların Kişiyi İman Dairesinden Çıkarmayacağına Dair Delilleri:

Daha önce de beyan edildiği gibi imanın hakikati kalp ile tasdik etmek olduğundan amellerin imanın bir cüzü olmamasından mütevellit kalpte iman mevcut olduğu müddetçe kişi işlediği günahları helal görmek veya küçümsemek gibi imandan tecrit ettirecek herhangi bir şekilde yapmadıkça kendisi mümin olmakla tavsif edileceği gibi iman dairesinden de çıkmış olmaz. Çünkü tasdikin zıttı tekziptir ki Allah Teala masiyeti tekzibin alameti kılmamıştır. Allah Teala bir takım kebair ehlini mümin olmakla tavsif etmiş ve onların hala iman dairesinde olduklarını ifade etmiştir:

Kuran’dan Bazı Deliller:

Ey iman edenler öldürme hususunda üzerinize kısas yazılmıştır[5] buyurarak haksız yere bir kimseyi öldürerek en büyük günahlardan birini irtikap etmiş olan kimseyi iman ile tavsif etmiştir.

Ey iman edenler Allah’a nasuh tövbesi ile tövbe edin[6] bu ayette Allah Teala müminleri tövbeye davet etmektedir. Mutezileye göre Allah Teala müminleri küçük günahlarından dolayı muaheze etmeyecek ve mutlak surette affedecektir.[7] Bu durumda onları küçük günahlardan dolayı tövbeye davet etmesi abes olur. Yani Allah Teala bu ayette tövbeye büyük günah işleyenleri davet etmekte. Eğer kebair kişiyi imandan çıkarsa idi tövbeye değil imana davet edilmeleri gerekmez miydi? Ayrıca bu ayetteki tövbeyi gerektiren günahı büyük ve küçük günah beyninde umumi kabul etsek bile Allah Teala’nın tövbe etmesi gerekenleri mümin olarak isimlendirmesi dikkat çekici değil midir?

Eğer Müminlerden iki grup birbiriyle savaşırsa hemen aralarını düzeltin”[8]buyrularak birbiriyle savaşan iki İslam fırkası da mümin olarak tavsif edilmiş olmaları suretiyle anlaşılmış oldu ki kıtal gibi bir günahı işleyen kimse dahi mümindir.

Diğer Bazı Deliller:

Salat, dua ve istiğfarın ancak müminler için caiz olduğunda ittifakın mevcudiyeti ile Nebi’nin asrından günümüze kadar ehli kıblenin arkasından (kebairi mürtekip olsa dahi) bu eylemlerin yapılması hususunda icmanın varit olması da delillerimizdendir.[9]Masiyet zaman ve miktar açısından mütenahidir, adalete uygun olanın iki anlamda da mütenahi olan bir şeyin cezasının aynı şekilde mütenahi olması gerekmez mi?[10]Her kim Allah’tan başka ilah yoktur derse cennete girer” hadisinin buyurulması ile kalbinde zerre iman olan herkesin cennete en nihaye gireceği aşikâr olmuştur.

Peygamber (a.s.)’dan meşhur olmuş “zina ve hırsızlık etse bile Allah’a şirk koşmayan bir kimse cennete girecektir” hadisi şerifi zina ve hırsızlık gibi büyük günah işleyen kimselerin dahi cennete gireceğini ifade etmek sadedinde yeterli değilse nedir? Acaba zinanın isimlendirilmesi peygamberin (a.s.) Mutezile’ye verdiği bir cevap olarak mucize olabilir mi?[11]

Bu istidlallerimizden anlaşıldı ki büyük günah irtikâp eden kimse iman dairesinden bunları helal görmedikçe sadece işlemesi haysiyeti ile iman dairesinden çıkmaz ve hali üzere mümindir.


[1]Kadı Abdü’l Cabbar “Usulü’l Hamse” s.94-95

[2]Kadı Abdü’l Cabbar “Usulü’l Hamse” s.95

[3] Taftazani“Şerhü’l Akaid”  Mektebetü’l Yasin s.482

[4]Ferhari “Nibras”   Mektebetü’l Yasin s.482

[5] Bakara 178

[6]Tahrim 8

[7]Ferhari “Nibras”Mektebetü’l Yasin s.514 

[8]Hücürat, 9.

[9]Taftazani “Şerhü’l Akaid” s.486

[10]Taftazani “Şerhü’l Makasıd” DKİ II/229

[11]Zina eden mümin olarak zina etmez, şarap içen mümin olarak şarap içmez ve hırsızlık yapan mümin olarak hırsızlık yapmaz.”(buhari n.2307)  tarzındaki hadisi şerifler aralarında tearuz tahakkuk etmesin için bunları helal görerek yapan kimseler olarak tevil edilmiştir.

Hakkında İsmet Öztürk

Ayrıca Bakınız

Peygamber Efendimiz S.A.V. Zamanında Mezhep Var Mıydı?

Günümüzde çokça gündeme getirilen sorulardan olan "Peygamber efendimiz s.a.v. zamanında mezhep var mıydı?" sorusunun izahı...

Bir cevap yazın