Salı , Kasım 24 2020

Salt Aklın İdrakine Kadir Olamadığı Kavram: Şefaat ve Kısımları

Şefaat Nedir?

Yüz yıllardır süre gelen bir tartışma konusudur şefaat. Üzerinde saatlerce düşünülüp kafa yorulmuş bir kavram. Hayatını Peygamber (a.s.)’ın çizdiği doğrultuda şekillendirmiş, hakkı ve doğruyu ashabından teâllüm etmiş ehli sünnet ulema bunu her daim savunmuş, dinini Grek felsefesinde arayan mutezile ise bunu inkâr etme safsatasına düşmüştür. Bugün de onların tarikini takip eden binasip zatlar mevcuttur maalesef. Seküler hayatın akıl sapmasına tutulan sözde ıslah hareketi düzenleyen ifsat amirleri şefaatin adını torpil koyarak bu büyük kavrama ve bunun asıl ve ilk sahibi[1]olan Peygambere (a.s) ihanet etmişlerdir.

Peki nedir bu şefaat? Şefaat lügat itibari ile tekin zıddı yani çift demektir. Sanki mücrim kimse tek kılınmış ve şefînin kendisine katılması ile çift olmuştur.[2]Şefaat Peygamber Efendimizin (s.a.s) sair peygamberlerden kendisi ile temayüz ettiği[3], MakamıMahmud’ un kendisidir.[4] Şefaat kitap, sünnet ve hatadan masum olan ümmetin icmaı ile sabittir. Bu hususta varit olan haberler meşhur ve tevatür seviyesine ulaşmıştır.[5]Seyyid Şerif Cürcânî, şefaati şöyle tanımlamıştır: “Şefaat, kendisine karşı suç işlenen kimseden suçu affetmeyi istemektir.” Buna göre şefaat günahkâr bir kimsenin bağışlanması için Allah Teala’ya dua etmektir. Şeyhu’l-İslam İbrahim el-Beycuri ise şöyle diyor: “Şefaat, başkasından bir başkası için hayır istemektir.[6]

Bu durumda şefaat Allah Teala’dan bir müminin sevabının ve ecrinin artırılmasını istemek olduğu gibi günahlarının da bağışlanmasını istemek olur ki şefaatin kapsadığı ve istimal edildiği mana da tam olarak budur.[7]

Şefaatin Kısımları

1-) Hüküm esnasında uzunca beklemeden ve beklemenin meşakkatinden mahlukatı rahatlatmak için olan şefaat (yani bir an önce hesabın görülmesi) ki bu Peygamberimize (s.a.s.) mahsustur. 

2-) Bir kavmin hesapsız şekilde cennete girmesi için olan şefaattir. İmam Nevevi (r.h.) bunun da sadece Peygamberimize (s.a.s) has kılındığını söylemiştir.

3-) Cehenneme girmeyi hak eden kimseye girmemesi için yapılan şefaattir. Kadı İyaz (r.h.) bu surette olan şefaatin sadece O’na (s.a.s) has olmadığını söylemiştir. İmam Nevevi ise bu hususta açıkça bir şey söylemekten tereddüt etmiştir.

4-) Bir kavmi cehennemden çıkarmak sureti ile tahakkuk eden şefaat ki bu kısımda enbiya, melekler ve şefaat etme ile temayüz etmiş salih müminler Peygamberimize (s.a.s) müşariktir.

5-) Derecelerin yükselmesi için edilen şefaattir ki İmam Nevevi (r.h.) bunun Peygamberimize (s.a.s) has kılınmasını tecviz etmiştir.

6-)Cehennemde ebedi kalmayı hak eden kimselerden azaplarının hafifletilmesi için olan şefaattir.[8]


[1]“Sahihü’l-Buhari”no:326.

[2] Allame Ferhari “Nibras” Mektebetü’l-yasin, s.508.

[3]Sahihü’l-Buhari, 326.

[4]Tirmizi, 3081.

[5]Ebu’l Mu’in en-Nesefi “Tebsıratü’l-edille”, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları II/398.

[6]Said Fude, “Şerhu-l-kebir ala akideti’t-Tahavi”, II/765.

[7]Ehli Sünnet Müdafası, Dirayet, s.530.

[8] Said Fude,“Şerhu’l-kebir ala akaidi’t-Tahavi”, Darü’z-zehair, II/771.

Hakkında İsmet Öztürk

Ayrıca Bakınız

Şefaat Ne Demektir?

Şefaat kelimesinin sözlük ve literatürdeki anlamı...

Bir cevap yazın