Düşük yapan kadın nifas (lohusa) sayılır mı?

Nifas tabiri fıkıh kitaplarımızda: “Kadının doğumda sonra görmüş olduğu kan” şeklinde tarif edilmiştir.[1] Doğumdan sonra kadının normal doğum bölgesinden gelen kana “nifas” denir. Kadınının düşük yapması durumunda bakılır:

  1. Düşen embriyonun herhangi bir uzvu (göz, burun, el, ayak) belirmemiş, embriyo henüz et parçası olduğu halde düşük yapıldıysa kadın nifas olmaz. Bu düşük çocuk olarak kabul edilmez ve üzerine herhangi bir İslâmî hüküm terettüp etmez.
  2. Şayet düşen embriyonun herhangi bir uzvu belirgin hale gelmişse (uzuvlarının tamamı değil, sadece bir uzuv belirginleşse yeterlidir) böyle bir düşükten dolayı kadın nifas olur. [2] Bununla doğum yapmış kabul edilir.

Çocuğun uzuvlarının belirmesi hususunda her ne kadar eski fıkıh kitaplarında bazı süreler verilmiş olsa da günümüzde uzmanların ifade ettiğine göre, 2 aylık bir embriyonun uzuvları belirginleşmeye başlar. Bu sebeple yaklaşık 8 haftanın üzerindeki hamileliklerde meydana gelen düşükten dolayı kadın nifas olur, daha kısa süren hamileliklerin düşükle sonuçlanması durumunda nifas olmaz.

8 haftadan kısa süren bir hamilelik sonucu düşük yapan kadının nifas sayılmayacağı ifade ettik. Böyle bir kadının son hayzının üzerinden 15 gün geçmişse yani tekrar hayız olmaya elverişli bir durumdaysa düşük sonrası göreceği kanı “hayız” sayar.[3]


[1] el-Meydânî, Şeyh Abdülğanî, “el-Lübâb fî Şerhi’l-Kitâb”, Mektebetü’l-İlmiyye, 1/47

[2] el-Merginânî, “Hidâye”, İdâretü’l-Kur’ân ve’l-Ulûmi’l-İslâmiyye, h. 1417,1/226

[3] İbn-ü Hümâm, “Fethu’l-Kadîr”, Bulak Matbaâsı, h. 1315, 1/130

Hakkında Mustafa Şekerci

Mustafa Şekerci, 1992 yılında İnebolu’da dünyaya geldi. Eğitim hayatına başlamadan ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Lisenin son yıllarında Mahmut Ustaosmanoğlu Efendi Hazretleri (kuddise sirruhu) ile tanıştı ve ona intisap etti. Marmara Üniversitesi Matematik bölümünde kısa süre bulunduktan sonra üniversiteyi bırakıp medrese tahsiline başladı. Beş yıllık temel İslamî eğitimin ardından tekâmül medresesinde eğitim gördü ve icazet aldı. Bu süre içerisinde İstanbul Üniversitesi İlahiyat bölümünü bitirdi. Tekâmül eğitiminden sonra İsmailağa Dergisi bünyesinde editörlük ve yayın kurulu üyeliği vazifeleri yaptı. 2018 yılında kurulan Alem-i İslam İlim ve Hizmet Derneği‘nin kuruluşunda, kurucu başkan olarak yer aldı. Halen dernek başkanı olan Mustafa Şekerci, Alem-i İslam Derneği bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk ve tek hadis hafızlığı medresesinde müderrislik yapmaktadır. Bunun yanında 2020 yılında, Dini Soruların Cevap Kapısı sloganıyla kurulan Meşihat sitesinin genel yayın yönetmenliğini yapan Mustafa Şekerci‘nin ilmî ve fıkhî yazıları Meşihat sitesinde yayınlanmaktadır.

Ayrıca Bakınız

Hayız ve cünüb halde vücuttan kıl almak caiz midir? hayız veya cünüp olan kişi vücuttan kıl almalı mı? hayızken kıl alınır mı?

Hayız ve Cünüp Halde Vücuttan Kıl Almak Caiz Midir?

İmam Gazâli (rahmetullahi aleyh) İhyâ-u Ulûmuddîn isimli eserinde cünüp veya hayız halinde kesilen parçaların kıyamet gününde kendisine cünüp olarak gelmemesi için o hallerde kesilmemesini tavsiye etmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir